HOMEPAGE TELCARD FILATELI EPHEMERA NUMISMATIC POSTCARD FORUM PAGE ARTICLES MY AIM

 

 

KARTPOSTALLAR

 

(Örnek Kartpostallar)

 

Kartpostal basımı, fotoğrafın topluma yayılmasına ve fotoğrafçılarında çalışma imkanlarını arttıracak mali gücü bulmasına yardımcı olmuştur. Çünkü fotoğraf yüzyılımızın başında oldukça pahalı bir nesne olduğundan, ancak Saray erkanı, diplomatik çevreler tarafından, bezende zengin halk tabakasından bazı kimseler tarafından satın alınabilmekte idi. Buna karşın kartpostal geniş halk kitlelerine ulaşma imkanı bulmuştur. Taleplerin artması ile toplumu ilgilendiren önemli olaylar, mesela 31 Mart Vakası, II. Meşrutiyetin ilanı, Hareket Ordularının Gelişi, Osmanlı Saray Kıyafetleri, Padişahlar. Zamanımızda kolleksiyonerlerin ve turistlerin taleplerine cevap verebilmek için, çok sayıda ve çeşitte kartpostal basılmasını sağlamıştır.

Kartpostallara en çok İSTANBUL her yönü ile konu olmuştur. Yüzlerce editör şehrin dört bir yanına ait fotoğrafları kartpostal olarak basmışlardır. Başta Galata Kulesi, Saray burnu, Galata Köprüsü, Kız Kulesi başta olmak üzere Beyoğlu, Beyazıt, Boğaz, Rumeli Hisarı, Kağıthane, Göksu, manzaraları bol bol basılmıştır. Şehrin daha küçük merkezlerine ait kartpostallara ise çok daha az sayıda basıldığı için oldukça zor tesadüf edilmektedir. Osmanlı dönemine ait yaşamla ilgili olan tip kartpostallar da konularına göre sınıflamada önemli bir yer tutar. Bunların başlıcaları, Hamallar, Sakalar, Tulumbacılar, Sokak Berberleri, Seyyar Satıcılar, Kadınlar ve Yeniçerilerdir.

Bunların dışında yüzlerce editör yada firma tarafından basılan kartpostallar halen araştırmacıların ve konu ile ilgili koleksiyonerlerin ilgi odağı olmaya devam etmektedir. İstanbul ve Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili olarak basılan kartpostallar ne yazıktır ki, ülke içinde yabancı uyruklu kimseler,Elçilik mensupları ve daha sonraları da ülke dışındaki koleksiyoncular tarafından toplanmışlardır. İstanbul da bazı köklü ailelerin ve diplomatların evlerinden çıkan kartpostal koleksiyonları da, konu ile ilgileri olmadığı için yok pahasına hemen el değiştirmiştir. Ancak 1985 yılında bir gurup filatelist, pul tüccarları ve bu konuya meraklı kişilerle, Kartpostal koleksiyonculuğunu çevrelerine yayarak gittikçe gelişen bir koleksiyoncu ağı oluşturdular. Buna paralel olarak talebin artmasıyla birlikte kartpostal fiyatlarının yükselmesi yurtdışındaki bize ait olan kartpostalların yurda dönmesini sağladı. Bu gün bu trafik olumlu yönde gelişmekte ve bazı bilinmeyenler gün ışığına çıkmaktadır. Daha çok mesafe almamız lazım ancak Kartpostalları basan firmaların ve fotoğrafları çeken fotoğrafçıların ve de basım işlerini gerçekleştiren matbaaların kayıtları ve kompozisyonlarla ilgili dokümanlar bizlere ulaşmadığı için daha uzun zaman araştırmalar devam edecektir.

İstanbul, kartpostallar üzerinde ilk kez 1895 tarihinde MAX FRUCHTERMANN'ın çabaları ile görüldü. Bu yılardan itibaren yaklaşık olarak 200 kişiyi bulan editör gurubu Değişik açılardan İstanbul manzaraları ve yaşamla ilgili görüntüler ihtiva eden tahminen 8000 ile 9000 çeşit İstanbul kartpostalı bastılar. Bu kartpostallar içinde İSTANBUL Pendik'ten başlamak üzere Beykoz 'a ve Rumeli Kavağından, Bakırköy'e kadar ayrıca bu bölgelerdeki yaşamda kartpostallarla bu editörler tarafında görüntülendi.

İstanbul kartpostallarının kabaca tasnifinde öncelikle basım tekniklerini göz önünde bulundurmak gerekir. Bu açıdan bakıldığında Max Fruchtermann Rosenberg, Ottmar, Zeiher gibi editörlerin taş baskıları, Zellich firmasının fantezi baskılı olağanüstü güzel kartpostalları, Bon Marche firmasının Fransa'da bastırdığı ve günümüzde dahi erişilmesi zor bir kalite olan NEOBROMÜRE ve renkli ipek kağıt serileri ve bir Alman firması tarafından basıldığı tahmin edilen GOFFRE (kabartma) baskılı kartpostallar, fotoğraf baskılı modern kartpostallar öncesine örnek olarak verebiliriz.